Temel'le İdris meyhaneye girdiler.
Rakılar geldi...
Yarım saat sonra İdris sordu:
- Söyle pakayum, bir bir daha ne eder?
- İçi, dedi Temel.
İdris bıçağını çekip Temel'e sapladı.
Karakolda komiser gürledi:
- Arkadaşını neden öldürdün?
İdris içini çekti:
- Çok şey pileydu!
- Şu anda ne düşündüğünü söyler misin, Recai?
- Senin düşündüğünü düşünüyorum, Belma...
- Hele bir dene! Hemen sesimi yükseltir, annemi çağırırım.
Hasta, doktora derdini anlattı:
- Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor.
- Şikayetiniz bunlar mı?
- Evet.
- Bunun adı tembellik.
- Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış.
Ne oldu diye sormuslar.
Temel: "-Kaynanamı gomduk." diye cevap vermiş.
Kahvedekiler: -İyi de bu halin ne?
Temel: -Biraz direndi de.
Temel ile Dursun Toronto'ya gelmişler.
Dünyanın en yüksek kulesi olan CN Tower'i gösterip Temel, Dursuna:
- Haçan burasi o kadar yüksek ki yukaridan düştüğün zaman aşağiya gelene kadar 3 gün geçer.
Dursun: - Hadi yaa.. Peki düşünce ölür müsün? diye sorunca,
Temel: - Ne zannettin ya 3 gün yemeden içmeden yaşanirmi da..
Temel, bilişim sektöründe çalışan bir firmaya iş başvurusu yapmış.
Firma yetkilileri önce bir bilgi testinden geçmesi gerektiğini söylemişler ve ilk soruyu sormuşlar :
-İnternet ne demektir ?
Temel düşünmüş, taşınmış ve:
-İşe ciremedum temektur...
On yaşında, pek sakin ve uslu bir öğrencidir Yunus.
Okuldan çıkarken gider öğretmeni bulur ve nezaketle sorar:
-Öğretmenim, bugün derste ne öğrendiğimizi bana lütfen söyler misiniz? Babam her akşam soruyor da.
Arka arkaya gelen onikinci hezimetten sonra teknik direktör oyuncularını topladı ve dedi ki :
- Sanırım, bir kez daha en baştan başlamalıyız... Şimdi, kolumun altında duran şey toptur…
Arka sırada bir oyuncu konuşmayı kesti :
- Bir kere yakından görebilir miyim acaba?...
Adamın biri, dekoratörlerin ne iş yaptıklarını bilmiyordu.
Bir arkadaşına sordu. Arkadaşı, dilinin döndüğü kadar anlattı:
"Canım dekoratör sözgelimi, hangi odanın ne şekilde boyanacağını, ne biçim duvar kağıdı ile kaplanacağını söyler.
Hangi odaya hangi eşyaların yerleştirileceğini, koltukların nereye konacağını belirtir.
Perdeler konusunda fikir verir."
Beriki dinledi, dinledi gülmeye başladı:
"Canım desene kaynanam gibi bir şey.
Bundan meslek mi olur?"
Kabile şefi, İngiltere gezisi izlenimlerini anlatıyor:
- Pek görkemli bir olaydı.
Yeşil bir alanın çevresinde otuzbin dolayında beyaz adam dua ediyordu.
Sonra kırmızı donlu onbir savaşçı koşa koşa alanın ortasına geldi.
Ardından beyaz donlu onbir savaşçı daha...
Derken büyücü ortaya çıktı.
Elinde yuvarlak bir şey vardı.
Bir şey çaldı, elindekini yere bıraktı.
Tam o anda mucize gerçekleşiverdi.
Yağmur hemen başladı!
Son yorumlar
3 gün 7 saat önce
4 hafta 5 gün önce
4 hafta 6 gün önce
10 hafta 4 saat önce
10 hafta 1 gün önce
26 hafta 3 gün önce
30 hafta 6 gün önce
33 hafta 3 gün önce
47 hafta 4 gün önce
51 hafta 4 gün önce